Sinemada Varoluşçuluk ve Aronofsky

  • Eda Çalgüner Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Anahtar Kelimeler: Varoluşçuluk, Sartre, Sanat, Sinema, Aronofsky

Özet

 Çağımızın en önemli felsefelerinden biri olan Varoluşçuluk, geçmişten günümüze kadar dünyanın pek çok yerinde tartışılmış ve benimsenmiştir. Varoluşçuluk felsefesiyle ilgili birçok düşünür görüşlerini dile getirmiş olmakla birlikte, varoluşçu etiketini ilk kabullenen ve bu öğretiyi savunan kişi Jean Paul Sartre olmuştur. Sadece felsefe alanındaki çalışmalarıyla kalmayıp, düşüncelerini yazın alanında da ifade eden Sartre’ın çok yönlü bir filozof olması, yalnızca düşünce dünyasında değil sanat dünyasında da derin izler bırakmasını sağlamıştır. Edebiyat alanında olduğu gibi, Sartre’ın varoluş felsefesinin yansımaları, sinemada da belirli şekillerde kendine yer bulmuştur. Özellikle modern sinemada, Sartre’ın odaklandığı varlık, hiçlik, seçme, özgürlük, yabancılaşma, öteki ve bulantı gibi kavramların yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. Sartre varoluşçuluğunun bireyi merkeze alan, özgürlüğe odaklanan ve yaşamın anlamını sorgulayan doğası, sinema ile buluşmasında önemli bir etken olmuştur. Çalışmada, Sartre varoluşçuluğunun sanat ve özel olarak sinemadaki yansımaları ile Aronofsky sinemasındaki  etkileri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, “psikolojik olarak rahatsız edici” sinema filmleriyle bilinen Aronofsky’nin filmlerinin yapısal dinamiklerinin varoluşçuluk temel alınarak nasıl tanımlanabileceği sorusuna yanıt aranmıştır.

Yazar Biyografisi

Eda Çalgüner, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü
Yüksek Lisans Öğrencisi
Yayınlanmış
2019-06-26